Meme Kanseri Hastalarının Psikolojisi İçin Neler Yapılmalı?

Herhangi basit bir hastalık tanısı almak bile günlük yaşam dengelerimizi bozarken, meme kanseri teşhisi konması, kişinin yaşam dengelerini psikolojik, sosyal, ekonomik olarak ciddi biçimde etkileyebiliyor. Bir kadın için meme kanseri tanısı konması; ekonomik gücünü, işini, vücudunun cinsel kimliğini oluşturan bir parçasını, bu parçasının işlevini ya da tümüyle yaşamını yitirme olasılığıyla karşı karşıya kalma anlamına geliyor. Bu bakımdan meme kanseri tanısı hem hastalarda hem de hasta yakınlarında olumsuz düşünceler ve korku uyandırıyor. 

Meme kanserini hep konuşuyoruz ama kanser hastasının psikolojisini, neler yapması gerektiği hep ikinci planda kalıyor.Hastalıkla mücadelede moralin son derece önem taşımaktadır, tedavi sürecinin krize dönüşmemesine ve hastanın yaşam kalitesinin olumsuz etkilenmemesine büyük katkı sağlamaktadır. Bu kapsamda kişinin hem kendisine hem de yakın çevresine önemli görevler düşüyor.  

Meme kanseri hastalarına bu süreçte rehber olabilecek öneriler;

Duygularınızı paylaşın

Hastaların duygularını yakınlarıyla paylaşmaları çok önemli. Duyguları ifade etmek, insanları çok rahatlatıyor, hastalığı kabullenmeye yardımcı oluyor ve olumsuz duygularla baş etmeyi kolaylaştırıyor. Yakın çevrenin yanı sıra meme kanseri hastaları ile iletişime geçmek de faydalı.

İsteklerinize kulak verin

Meme kanseri hastaları, doktorları ve bedensel koşulları izin verdiği sürece hastalık öncesindeki hayatlarını, aktivitelerini mümkün olduğunca sürdürmeye çalışmalılar. Hasta psikolojisine girip hayattan uzaklaşmak, depresyona davetiye çıkarmaktır. Örneğin işini ve çalışmayı seven kişilerin işlerine devam etmeleri, bu zor dönemi daha kolay atlatmalarını sağlayabilir. Yaşama sıkı sıkıya tutunmak hastalıkla mücadelede çok büyük önem taşıyor.

Öfkenizi ifade edin

Öfkenin ifade edilmesi çok değerli. Sinirlenilen durumlarda susmak size hem bedensel hem de psikolojik olarak zarar verebilir. Sıkıntıları içinize atmak, kendinize döndürmektir.

Sağlıklı beslenin

Düzenli ve iyi beslenmek sağlıklı olmada büyük önem taşıyor. Mümkün olduğunca mevsim meyve-sebzelerini tüketmek, hormonlu ve hazır gıdalardan uzak durmak hastaların enerjisini artırıp, tedavilerini olumlu yönde etkileyebilir.

Önce ’ben’ demeyi öğrenin

Önce ‘ben’ demeyi öğrenmek gerek. Başka birine zarar verilmediği sürece önce ben demek bencillik değildir. Bir kadın iyi olmazsa, çevresindekiler de iyi olmaz bu unutulmamalı.

Spor yapın

Spor yapmak insanları hem rahatlatıyor hem de mutlu ediyor. Meme kanseri olan kadınlar doktorlarının izin verdiği ölçüde hayatlarına sporu dahil edebilirler. Yaşadıkları stresle baş etmede sporun desteğini alabilirler.

Hobi edinin

Bir aktiviteye odaklandığında kişi yaşadığı olumsuzlukları, negatif şeyleri düşünmeye vakit bulamaz. O anı yaşamak zorunda kaldığı için bütün dikkatini ona vererek onunla uğraşır. Bu durum kişiyi rahatlatan bir unsurdur. Tedavi sürecinde, sonrasında bir hobi edinmek kişiyi mutlu da edeceğinden yaşanılan stresle baş etmeyi çok kolaylaştıracaktır.

Sağlık kontrollerinizi aksatmayın

Tedavi sırasında zor bir dönem geçiren meme kanseri hastalarının birçoğu, geçirdikleri negatif dönemi unutmak, bu konudan uzak kalmak için sağlık kontrollerini aksatabiliyor. Tedavisi bitmiş, iyileşmiş olan hastaların bile sağlık kontrollerini aksatmamaları gerekir. Her kadının hiçbir neden yoksa bile her yıl en az bir kez jinekolog kontrolüne gitmesi gerektiği unutulmamalı.

Sigarayı terk edin

Sigara kansere neden olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış maddeler içeriyor. İçilen her sigara insanları kansere bir adım daha yaklaştırıyor. Kanserin tekrarlanma olasılığını büyük ölçüde azaltmak ve daha sağlıklı olmak için sigaradan uzak durmak gerekiyor.

Psikolojik destek alın

Tedavi sürecinde hastalar yaşadıkları stresle baş edemiyorlarsa, kendilerini sürekli mutsuz hissediyorlarsa, uykuları bozulduysa ve öfkelerini kontrol etmekte zorlanıyorlarsa bir klinik psikologdan destek almalılar. En güçlü kadınları bile karamsarlığa sokabilen meme kanseri özellikle hassas ve kırılgan yapıdaki kadınlar için daha zor geçebiliyor. Bu nedenle gerekirse klinik psikologdan psikolojik destek alın. Unutmayın ki herkes yaşamının zorlu dönemlerinde bir psikoloğa ihtiyaç duyabilir.

  • Ertuğ Gül

    Psikolog

    Related Posts

    Hello world!

    Welcome to WordPress. This is your first post. Edit or delete it, then start writing!

    Çocuklarla Konuşulmaması Gerekenler

    Çocuklarınızla, ailenizle birlikte iken dijital diyet yapmanız gerekir. Doğa yürüyüşleri, sportif, kültürel faaliyetler, sosyal sorumluluk projeleri, çocuğunuzun gelişimine katkıda bulunur.

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    You Missed

    Hello world!

    • By admin
    • Temmuz 14, 2026
    • 1 views

    Benimle arkadaş olur musun?

    Benimle arkadaş olur musun?

    Çocuklarla Konuşulmaması Gerekenler

    Çocuklarla Konuşulmaması Gerekenler

    Günün Rengi Sarı

    Günün Rengi Sarı

    Esaret mi Cesaret mi?

    Esaret mi Cesaret mi?

    Bolluk ve Bereket Günü

    Bolluk ve Bereket Günü